Ege’nin kuzeyine, Bakırçay Ovası’na tepeden bakan bir devin hikayesine davetlisiniz. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Bergama, antik çağdaki adıyla Pergamon, sadece bir yerleşim yeri değil; parşömenin icat edildiği, tıbbın temellerinin atıldığı ve sanatın zirveye ulaştığı bir uygarlık merkezidir. Bugün Bergama’nın dar sokaklarında yürürken, başınızı her kaldırdığınızda o muazzam Akropol’ü görmek size zamanın ötesinde bir duygu yaşatacak.
Bergama’nın Görkemli Durakları
Bergama’da gezilecek yerler, kentin iki farklı katmanına yayılmıştır: Aşağıdaki modern kentle iç içe geçmiş antik yapılar ve yukarıdaki "Gökyüzü Şehri".
-
Akropol (Yukarı Şehir): Dünyanın en dik antik tiyatrosuna ev sahipliği yapar. O basamaklarda oturup ovaya bakmak, Pergamon krallarının neden burayı seçtiğini anlamanıza yeter.
-
Asklepion (Antik Sağlık Merkezi): "Ölümün girmesinin yasak olduğu yer" olarak bilinir. Antik dünyanın en önemli hastanelerinden biridir ve burada su sesiyle, müzikle tedavi yöntemleri uygulanmıştır.
-
Kızıl Avlu (Serapeion): Devasa tuğla yapısıyla Roma mimarisinin en etkileyici örneklerinden biridir. Mısır tanrılarına adanan bu tapınak, heybetiyle sizi büyüleyecek.
Bergama’nın Yerel Ruhu: Arasta ve Taş Evler
Antik kenti gezdikten sonra kendinizi Bergama’nın eski mahallelerine bırakın.
-
Tarihi Arasta: Geleneksel zanaatların hala yaşadığı bu çarşıda bir yorgunluk kahvesi içmek olmazsa olmazdır.
-
Eski Bergama Evleri: Rum ve Türk mimarisinin iç içe geçtiği, taş duvarlı sokaklarda kaybolmak, Bergama’nın sadece bir müze değil, yaşayan bir ruh olduğunu hissettirir.
-
Teleferik Keyfi: Akropol’e çıkarken teleferiği kullanmanızı öneririm; çıkarken göreceğiniz manzara harikadır.
-
Bergama Tulumu: Buraya gelip de gerçek Bergama tulum peynirini tatmadan dönmek olmaz. Arasta civarındaki mandıralardan tadım yapabilirsiniz.
-
Zamanlama: Bergama oldukça geniştir. Akropol ve Asklepion arası mesafe olduğu için buraya en az bir tam gün ayırmalısınız.
Yolcu Defteri / 0