Ege’de bir yer düşünün; sırtını heybetli Güme Dağları’na dayamış, her sokağından zanaat kokusu yükselen ve bereketli topraklarıyla sofraları şenlendiren bir yer. Bugün rotamızı İzmir’in en yeşil, en yerel ve en huzurlu ilçelerinden biri olan Tire’ye çeviriyoruz. Eğer "kalabalıktan uzaklaşayım, doğanın içinde kaybolurken tarihe dokunayım" diyorsan, Tire tam senin yerin.
Zanaatın ve Kültürün Kalbi: Tire Sokakları
Tire, "Unutulmaya yüz tutmuş sanatların son kalesi" gibidir. Sokaklarda yürürken hala tık tık sesleri duyabilir, kadim zanaatların son temsilcilerini iş başında görebilirsiniz.
-
Tire Çarşısı ve Arasta: Keçecilik, nalıncılık ve yorgancılık gibi geleneksel sanatların hala yaşadığı bu çarşıda zaman durmuş gibidir.
-
Derekahve: Doğanın Tire’ye hediyesi! Çınar ağaçlarının altında, akan suyun sesiyle kahvenizi yudumlayabileceğiniz, hem ruhunuzu hem bedeninizi dinlendirecek mistik bir nokta.
-
Tire Müzesi: Bölgenin zengin arkeolojik ve etnografik mirasını görmek için mutlaka uğramanız gereken bir durak.
Dünyanın En Büyük Pazarlarından Biri: Salı Pazarı
Eğer bir Salı günü Tire’deyseniz, Türkiye’nin (hatta dünyanın) en büyük açık hava pazarlarından birine tanıklık edeceksiniz demektir.
-
Doğallığın Zirvesi: Dağlardan toplanan taze otlar, yerel peynirler ve el emeği ürünler... Sadece alışveriş değil, adeta bir kültür festivali gibi olan bu pazarda Tire halkının misafirperverliğini hissedeceksiniz.
-
Kaplan Köyü: Tire’nin tepelerinde, kestane ve ceviz ağaçlarının arasında saklı bu köy, muazzam bir manzaraya ve bölgenin en iyi yöresel mutfağına ev sahipliği yapar.
-
Tire Şiş Köfte: Buraya gelip de o meşhur, ağızda dağılan Tire şiş köftesini denemeden dönmek olmaz. Yanında bol köpüklü bir ayranla tam bir ziyafet!
-
Doğa Notu: Güme Dağları, trekking (doğa yürüyüşü) sevenler için harika parkurlar sunar. Yanınıza yürüyüş ayakkabılarınızı almayı unutmayın.
Yolcu Defteri / 0