Dolmabahçe Sarayı / İSTANBUL
Antik çağlardan itibaren doğal bir liman olarak kullanılan Dolmabahçe’nin bulunduğu bölge, tarih boyunca denizcilik ve ticaretin merkezi olmuştur. Rivayetlere göre, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethi sırasında gemilerini Haliç’e indirmek için burada karaya çıkarmıştır. Osmanlı döneminde Kaptan-ı Derya’nın donanma gemilerini demirlediği ve törenlerin düzenlendiği bu koy, 17. yüzyılda doldurularak “Dolmabahçe” adını almış ve padişahların hasbahçesi haline getirilmiştir.
- yüzyıla kadar ahşap köşk ve kasırların yer aldığı bu bölge, “Beşiktaş Sahil Sarayı” olarak anılmıştır. Ancak Sultan Abdülmecid, eski sarayın yetersiz kalması üzerine 1843-1856 yılları arasında Dolmabahçe Sarayı’nı inşa ettirmiştir. Sarayın tasarımını ve inşasını dönemin önde gelen mimarları Karabet ve Nikoğos Balyan, Ohannes Serveryan ve James William Smith üstlenmiştir.
Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde tam altı padişaha ve son Halife Abdülmecid Efendi’ye ev sahipliği yapmıştır. Cumhuriyet döneminde ise Mustafa Kemal Atatürk, 1927-1938 yılları arasında burada çalışmalarını yürütmüş ve 10 Kasım 1938’de bu sarayda hayata gözlerini yummuştur. Saray, 1984 yılında müze-saray olarak ziyarete açılmıştır.
Tasarımı ve Mimari Özellikleri
14.595 metrekarelik bir alana yayılan ve 285 oda, 44 salon, 68 tuvalet ile 6 hamamdan oluşan Dolmabahçe Sarayı, Türkiye'nin en büyük sarayıdır. Mimari yapısı, Osmanlı geleneksel saray anlayışını Batı’nın Barok, Rokoko ve Neo-klasik üsluplarıyla harmanlamıştır. Mabeyn-i Hümâyûn (Selamlık), Harem-i Hümâyûn (Harem) ve Muayede Salonu olmak üzere üç ana bölümden oluşan saray, fonksiyonel bir planlama ile inşa edilmiştir.
Dekorasyonda Hereke halıları, Baccarat kristalleri, Sèvres ve Yıldız porselenleri, Batılı ressamların tabloları ve farklı ülkelerden hediye edilen değerli eşyalar dikkat çeker. Saray, hem ihtişamı hem de zengin süslemeleriyle Osmanlı sanatının Batı etkileriyle birleştiği bir dönemin sembolüdür.
Ek Yapılar ve Çevresi
Dolmabahçe Sarayı’nın ana yapısına ek olarak camhane, dökümhane, ahır ve kuşluk gibi bölümler de yer alır. Sarayın girişinde yer alan Saat Kulesi ve Veliahd Dairesi, Sultan II. Abdülhamid döneminde eklenmiştir. Arka bahçede bulunan Hareket Köşkleri ise sarayın günlük yaşam ve törenlerdeki önemini yansıtan unsurlar arasındadır.
Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'e uzanan tarihi, görkemli mimarisi ve eşsiz detaylarıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan bir başyapıttır. İstanbul Boğazı’nın kıyısında yükselen bu saray, ziyaretçilerine hem tarih hem de estetik açıdan unutulmaz bir deneyim sunmaktadır.
BİR CEVAP YAZ